Şimdi herşeyi unutun ve gelin beraber kısa ama rahatlatıcı bir yolculuğa çıkalım. Ülkemizin dört bir köşesinden 20 doğal güzellik.

1. İNSUYU MAĞARASI, BURDUR
Türkiye'nin turizme açılan ilk mağarası. İçinde küçüklü büyüklü 9 adet göl bulunmakta. Milyonlarca yıldır süregelen kimyasal olaylardan meydana gelmiş doğal bir güzellik.

2. HASANKEYF, BATMAN
Bir ara sular altında kalacağı da söylenen Hasankeyf'i bir an önce görmek gerekiyor. Kültürlerin buluşma noktası Hasankeyf.

3. AMASRA, BARTIN
Bartın'ın ve Karadeniz'in en şirin kasabalarından biri olan Amasra tam bir sükunet cenneti. Amasra'da kale, müze ve şato da var.

4. AĞRI DAĞI, AĞRI
Türkiye'nin en büyük dağı. Özellikle dağcıların rağbet gösterdiği bir yer. Hz Nuh'un gemisini arayanlar da ya burada ya da cudi dağında.

5. İSTANBUL BOĞAZI, İSTANBUL
Şehirlerin şahı İstanbul'un en sevilen yeri belki de. İki kıtanın buluşma noktası. Belki de Türkiye'nin görülmeye en değer yeri.

6. PAMUKKALE, DENİZLİ
Hem doğa hem de tarih harikası Pamukkale. Travertenleri görmeden olmaz. Kaybolmadan ziyaret edilmeli.

7. BALIKLI GÖL, ŞANLIURFA
Hz İbrahim'in  Nemrut ile olan hikayesini bilmeyen yoktur. Balıklı Göl'de o efsanevi balıkları besleyebilir, o uhrevi ortamı yaşayabilirsiniz.

8. IHLARA VADİSİ, AKSARAY
Harika güzellikte bir yer. Vadi boyunca kayalara oyulmuş barınak ve kiliseleri görebilirsiniz. Merdiveni bol bir yer. Manzarası eşsiz.

9. ERCİYES DAĞI, KAYSERİ
Görkemiye büyüleyen dağ. Kayak tesisleri de bulunmakta. Eteklerinde geçirilecek birkaç saat birkaç yılın yorgunluğunu alabilecek kuvvettedir.

10. DÜDEN ŞELALESİ, ANTALYA
Bir doğa harikası. Yazın ortasında bile taze bir serinlik var burada. Antalya'ya gidip de burayı gezmeyen çok şey kaybetmiş sayılır.

11. KAÇKAR DAĞLARI, RİZE
Yeşilin ve mavinin el ele buluştuğu yer Kaçkar. Karadeniz'in harikalarından. Milli Park statüsündedir. Kayak ve dağcılık için idealdir.

12. KURŞUNLU ŞELALESİ, ANTALYA
Antalya'nın en güzel şelalelerinden sadece biri. Bir masal veya fantastik bir film ortamını andırıyor manzarası.

13. KAZ DAĞI, BALIKESİR
Balıkesir ve Çanakkale arasında bulunan Kaz Dağları yeşili, doğası ve şelaleleriyle tam bir görsel şölen sunuyor. Sarıkız'ın memleketi olan Kaz Dağı birçok efsaneye de konu olmuş bir yer.

14. ŞEHRİBAN KANYONU, KASTAMONU
İlk kez 1997 yılında Atlas ekibi tarafından geçilebilmiş kanyon. Kastamonu'nun incisi. Hem tehlikeli hem de karşı konulmaz bir çekiciliği var.

15. KAPADOKYA, NEVŞEHİR
Peribacaları ve balon turları Kapadokya'ya gidenlerin en büyük eğlenceleri. Türkiye'nin en çok ziyaret edilen yerlerinin başında geliyor. 

16. ÖLÜDENİZ, MUĞLA
Dünyanın en güzel kumsallarından birine sahip olan ölüdeniz Fethiye'ye bağlı. Kelebekler Vadisi de burada bulunuyor. Yamaç paraşütü için ideal bir yer.

17. ULUDAĞ, BURSA
Bursa'nın sembolü ve gözbebeği. Kayak turizminde en meşhur dağımız. Manzarasının da eşi benzeri yok. Yaz kış havasının solunması gereken bir yer.

18. UZUNGÖL, TRABZON
Uzungöl'de yeşilin her tonunu bulabilirsiniz. Rengarenk çiçekler ve yaylan ın o muhteşem serin ve temiz havası da cabası.

19. YEDİUYURLAR MAĞARASI, MERSİN
Türkiye'de birden fazla Yediuyurlar Mağarası var. Bunlarden en bilineni ise Mersin, Tarsus'ta bulunan. hemen her gün birçok yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret ediliyor.

20. NEMRUT DAĞI, ADIYAMAN
Güneşin doğuşunun en güzel izlenebildiği yer. Her yıl yerli ve yabancı turistlerin akınına uğramakta. Manzarası ve dev heykelleri ile görülmeye değer bir yer.


Hakkında sayısız teoriler kuruldu, efsaneler üretildi, birçok filme konu oldu...Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı’nın (CIA) hazırladığı 407 sayfalık raporda, 51.Bölge’nin varlığını resmen açıkladı. Raporda CIA, tesisin gizli casus uçaklarının üssü olarak kullanıldığını ifade etti.
1947’de gerçekleşen ve UFO’ların varlığını sorgulatan Roswell Kazası’nın ardından 51.Bölge ile alakalı birçok ayrı görüş ortaya çıktı, ancak bu iddialara kesin cevap alınamadı. Olaydan 66 yıl sonra, CIA oluşturduğu rapor ile bu bölgenin varlığını resmen kabul etti. The Altantic Wire’ın haberine göre, raporda 51. Bölge’nin nasıl kurulduğu, yapılan araştırmalar ve zamanla üssün geliştirilmesi çalışmaları anlatılıyor.

 “Uzaylı değil gizli uçaklar var”


Ancak CIA’in oldukça uzun raporunda, UFO meraklılarının reddetmesi beklenen açıklamalar var. CIA, raporda dünya dışı varlıklara değinmiyor, tersine 51. Bölge’nin “hükümetin gizli U-2 casus uçak programının parçası olduğunu” öne sürüyor.
51. Bölge’nin İkinci Dünya Savaşı’nda “hava topçu mezili” olarak kullanıldığını ve o dönemden bu yana asfalt dökülmemiş bir piste sahip olduğunu belirtiliyor.
Raporda asfaltsız pist hakkında açıklama da var:
“Havadan bakıldığında pist asfaltlı gibi duruyor. Ancak yakından bir gözlem, pistin topraktan olduğunu ve kullanılmayan yıllar boyunca bilek seviyesine kadar kumla dolduğunu gösteriyor. Eğer (Tony) LeVier piste inmeye kalksaydı, uçağın tekerleri muhtemelen kuma batacak ve U-2 projesindeki önemli isimler ya yaralanacak ya da ölecekti...”

Gizemli 51.Bölge...

Çöllerle kaplı Nevada’nın nükleer test alanına eklenmesi planlanan yer olarak seçilen 51. Bölge, ABD eski başkanlarından Dwight Eisenhower döneminde onaylandı. Bölge kendi içinde ülkedeki diğer yerlerden ayrılan birçok ilginç kurallara sahip. Bu ilginç kurallar bölge için oluşturulan komplo teorilerini daha da güçlendiriyor:
* Bölgenin etrafında adım başı yer alan "Dikkat bölgeye girilmez", "Dikkat fotoğraf ya da video çekilmez" tabelalarındaki uyarılara uymayanlar anında tespit ediliyor. Bu uyarılara uymayıp da belli bir mesafeyi aşarak fotoğraf çekmeye kalkışanlar önce sorgulanıyor sonra para cezasına çarptırılıyor. Bölgenin güvenliğini Gammo Dudes ismi verilen bekçiler sağlıyor.
* Üssün devriye araçları bölgedeki diğer araçlar gibi beyaz renkte. Üzerinde hiçbir iz, işaret yok. Bazı plakalarda bir şey yazmıyor, bazılarında ise sadece sıfır rakamı yazıyor. Ayda iki kez boş plakalı beyaz bir otobüs üssün personelini taşıyor.
* Üssün kapısında genelde hareket yok. Giriş çıkışlara ancak belirli saatlerde izin veriliyor.
* Üssün sınırlarını devriyeler bir an bile boş bırakmıyor, deyim yerindeyse bölgede “kuş uçurtmuyorlar”.
* Çölün ortasındaki gizli kameralar gün boyu oradaki gelişmeleri kaydediyor.
* Üssün pistinde sık sık uçaklar inip kalkıyor. Ancak onların üzerinde de hiçbir kayıt numarası ya da amblem yok. 24 saat devriye gezen helikopterler için de durum farksız değil.
* Üsse girip çıkan dev beyaz tırların ne taşıdığını bilen yok. Bunların da üzerinde hiçbir işaret yok.
* Bölgeden kalkan, "Servis otobüsü" dedikleri beyaz otobüslerin nereden kalktığı da muamma.
* Yerli yabancı turistler bölgeye akın ediyor. Ama üssün 50 kilometre uzağında durmak zorundalar. İlerisi “yasak bölge”.

Biz Diyoruz Ki 51. Bölge hakkında uzunca bir süre daha çeşitli iddialarla karşı karşıya kalacağız.

Roswell Olayını hatırlayalım

Bir önceki paylaşımımız olan Roswell olayı gerçeklerini kısaca hatırlayalım. İddialara göre 4 Temmuz 1947 gecesi, ABD’de küçük bir New Mexico kasabası olan Roswell yakınlarına bir uçan daire düştü. Yine iddiaya göre, uçan dairenin enkazı ve uzay mürettebatının bedenleri olayı haber alan ordu tarafından hemen kaldırıldı.
Olayların başlangıcı 2 Temmuz 1947 ‘ye kadar gidiyor. New Mexico eyaletinin Roswell kasabasında yaşayan Dan Wilmot ve karısı verandalara otururken gökyüzünde kuzeydoğuya  doğru hızla uçmakta olan büyük, parlayan, oval biçimli bir cisim görürler.
4 Temmuz’da St. Mary Hastanesi’nde görev yapan Fransiskan rahibeleri Roswell’in kuzeyinde kavis yaparak dönen parlak bir cisim görürler. Bu sıralarda Roswell’in 120 km kuzeydoğusundaki Corona bölgesinde bir fırtına kopar. Foster çiftliğinin sahibi William Mac Brazel ve komşuları patlamaya benzer bir ses duyarlar.
Sabah erken saatlerde, Mac Brazel ve komşularının 7 yaşındaki oğlu fırtınanın çiftliğe zarar verip vermediğini kontrol ederlerken, yaklaşık 200 m genişliğinde ve 1.2 km uzunluğunda bir alana yayılmış olan enkazı bulurlar.
Enkazı bulan kasabalılar kasabanın şerifine haber verirler. Roswell Hava Üssü’nden Albay Blanchard Marcel’a karşı İstihbarat Ajanı Yüzbaşı Sheridan Cavitt’le birlikte Foster Çiftliği’ne giderek olayı araştırmalarını emreder.
Blanchard daha sonra Forth Worth Hava Üssü’ndeki 8. Hava Kuvvetleri Komutanlığı’ndan General Roger Ramey’i arar ve ona bulgulardan söz eder. Ramey olayı Pentagon’a haber verir. Pentagon’dan gelen emirler doğrultusunda, enkazın yerini tespit etmek için bölgeye uçaklar gönderilir. Havadan yapılan araştırma sonucunda Roswell’in 65 km kuzeydoğusunda bir uçan dairenin enkazı bulunur. Enkazı incelemek ve ertesi günü enkaz kaldırma çalışmaları için hazırlık yapmak üzere bölgeye bir arama-kurtarma ekibi gönderilir.
Ordu Hava Kuvvetleri Araştırma ve Geliştirme Departmanı’ndan General Curtis LeMay, Pentagon’da General Hoyt Vadenberg’le “uçan daireler” konulu bir toplantı yapar.
Albay Blanchard, Brazel’n bulduğu enkaz hakkındaki dedikoduları engellemek ve halkın ilgisini ölü uzaylılardan başka bir yöne çevirmek için bir basın açıklaması yapmaya karar verir.
General Ramey Forth Worth Üssü’nde bir basın toplantısı düzenleyerek Roswell yakınlarında düşen cismin bir uçan daire değil, meteoroloji balonu olduğunu söyler.
Kurtarma operasyonlarında görev alan tüm askerlerin katıldığı bir bilgilendirme düzenlenir. Askerler küçük gruplar halinde görüşmeye alınırlar. Askerlere bu olayın ulusal güvenliği ilgilendiren bir konu olduğu ve çok gizli tutulması gerektiği söylenir ve kimseyle bu konu hakkında konuşmamaları emredilir.
Sonuçta uçan dairenin enkazı ve uzaylı mürettebatının bedenlerinin olayı haber alan ordu tarafından kaldırıldığı iddia edildi. Kaza yeri karantinaya alındı, enkazın tüm parçaları toplandı ve uçakla ABD 8. Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na gönderilerek burada kamuoyundan saklandı.

4 Temmuz 1947 gecesi, ABD’de küçük bir New Mexico kasabası olan Roswell yakınlarına bir uçan daire düştü. Uçan dairenin enkazı ve uzaylı mürettebatının bedenleri olayı haber alan Ordu tarafından hemen kaldırıldı. Kaza yeri karantinaya alındı, enkazın tüm parçaları toplandı ve uçakla ABD 8. Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na gönderilerek burada kamuoyundan saklandı.



“ Etrafımızı kuşatan atmosferde esrarengiz objeler dolaşmaktadır. Bu objeler zekice yönlendirilmektedirler.”

General L.M Cossin
Genel Hava Savunma Koordinatörü
Orta Avrupa , NATO

20. yüzyılın en önemli ve yankı uyandıran UFO olayı olan Roswell olayının ve onu takip eden resmi örtbasın kronolojisi aşağıda sunulmaktadır:


2 Temmuz 1947, Çarşamba

9:50: New Mexico eyaletinin Roswell kasabasında yaşayan Dan Wilmot ve karısı, verandalarında oturuken gökyüzünde kuzeydoğuya doğru hızla uçmakta olan büyük, parlayan, oval biçimli bir cisim görürler.

4 Temmuz 1947, Cuma

11:15: Roswell’deki St. Mary Hastanesi’nde görev yapan Fransiskan rahibeleri “Roswell’in kuzeyinde kavis yaparak dönen parlak bir cisim” görürler. Cismi kasabanın güneyinde oturan William Woody ve babası da gözlemler.

Bu sıralarda Roswell’in 120 km kuzeydoğusundaki Corona bölgesinde bir fırtına kopar. Foster çiftliğinin sahibi William “Mac” Brazel ve komşuları patlamaya benzer bir ses duyarlar.

Çölde kamp yapan Jim Ragsdale ve kız arkadaşı parlak bir cismin düşerek yere çarptığını görürler.

5 Temmuz 1947, Cumartesi

Sabah erken saatlerde, Mac Brazel ve komşularının 7 yaşındaki oğlu William “Dee” Practor fırtınanın çiftliğe zarar verip vermediğini kontrol ederlerken, yaklaşık 200 metre genişliğinde ve 1.2 km uzunluğunda bir alana yayılmış olan enkazı bulurlar: “Buruşturulup gevşetildiklerinde eski şekillerini alan” folyoya benzer metalik döküntüler, ne kesilebilen ne de yanan “üzerlerinde menekşe rengi hiyeroglife benzer yazılar bulunan” çubuklar gibi esrarengiz maddeler.

Brazel, bulduğu maddelerin bir kısmını kamyonuna yükleyerek komşuları Floyd ve Loretta Proctor’a gider ve onlara bu tuhaf parçaları gösterir. Proctor’lar ona olayı yetkililere bildirmesini söylerler.

Akşamüstü Brazel enkazdan bazı parçalar toplayarak kulübesine götürür; bunlardan biri 1.2 metre boyundadır. Akşam, Corona’ya alışveriş yapmaya giden Brazel, buradaki arkadaşlarına ve komşularına olaydan bahseder. Onlar da Brazel’a yetkililere başvurmasını söylerler.

6 Temmuz 1947, Pazar

7:30: Mac Brazel Şerif George A. Wilcox’ı görmek üzere Roswell kasabasına doğru yola çıkar ve saat 11.00 sularında kasabaya gelir. Yanında enkazdan bazı parçalar getirmiştir, bunları Şerif Wilcox’a, karısına ve kızına gösterir: hepsi de bu enkazın bir uçan daireye ait olduğunu düşünmektedirler. Wilcox yardımcılarını inceleme yapmak üzere çiftliğe gönderir. Şerif yardımcıları enkaz alanını bulamazlar fakat bölgede “büyük, yuvarlak ve siyah” bir iz keşfederler; izin bulunduğu alandaki toprak erimiş ve kararmıştır.


Wilcox, Brazel’la konuşurken yerel radyo istasyonu KGFL’nin muhabiri Frank Joyce’dan bir telefon alır ve onu Brazel’la görüştürür. Joyce bu haberi duyuran ilk kişi olacaktır. Wilcox, Joyce’un önerisi üzerine Roswell Ordu Hava Kuvvetleri üssünü arar ve Hava İstihbarat görevlisi Binbaşı Jesse A. Marcel’la görüşür. Roswell Ordu Hava Üssü, o sırada dünyadaki tek atomik grup olan 509. Bomba Grubu’nun merkezidir.

13:00: Marcel Şerif’in ofisine gider, enkaz parçalarını görür ve bunları alarak üsse götürür. Roswell Hava Üssü’nden Albay Blanchard Marcel’a Karşı İstihbarat Ajanı Yüzbaşı Sheridan Cavitt’le birlikte Foster Çiftliği’ne giderek olayı araştırmalarını emreder.

Blanchard daha sonra Forth Worth Hava Üssü’ndeki 8. Hava Kuvvetleri Komutanlığı’ndan Tümgeneral Roger Ramey’i arar ve ona bulgulardan sözeder. Ramey olayı Pentagon’a haber verir.




15:00: Forth Worth Üssü Kurmay Başkanı Albay Thomas J. DuBose, Pentagon Stratejik Hava Kuvvetleri Generali Clements McMullen’dan bir telefon alır. McMullen, DuBose’a bulunan maddeleri hemen Washington yakınlarındaki Andrews Hava Üssü’ne göndermesini söyler ve bunları bizzat inceleyeceğini bildirir. DuBose’a göre, McMullen bu enkaz parçalarını Ohio’daki Wright Üssü Hava Teknik İstihbarat Departmanı’ndan Tümgeneral Benjamin Chidlaw’a göndermiştir.

Saat 16:00 sularında bir nakliye uçağı hazırlanır.

Marcel ve Cavitt Brazel’la birlikte farklı araçlarla Foster çiftliğine giderler. Brazel görevlilere kulübesinde sakladığı enkaz parçalarını gösterir. Marcel bunlar üzerinde radyoaktivite ölçümleri yapar. Marcel ve Cavitt o geceyi çiftlikte geçirirler.

17:00: Pentagon’dan gelen emirler doğrultusunda, enkazın yerini tespit etmek için bölgeye uçaklar gönderilir. Havadan yapılan araştırma sonucunda Roswell’in 65 km kuzeydoğusunda bir uçan dairenin enkazı bulunur. Enkazı incelemek ve ertesi günkü enkaz kaldırma çalışmaları için hazırlık yapmak üzere bölgeye bir arama-kurtarma ekibi gönderilir. Ekip bölgede arkeolog W. Curry Holden liderliğinde bir grup siville karşılaşır. Enkaz alanına Colomb öncesi devre ait Kızılderili çömlekleri ararken gelmişlerdir.

Bu sıralarda, Şerif Wilcox da önemli bir keşif yapar: yardımcıları tarafından tespit edilen yanık izinin yakınlarında araştırma yaparken bir enkaz ve dört uzaylı yaratık bulur. Uzaylılardan biri hala hayattadır. Wilcox’un karısı yıllar sonra torununa “yaratıkların büyük kafaları olduğunu ve gümüş rengi üniformalar giydiklerini” anlatacaktır.

7 Temmuz 1947, Pazartesi

07:00: Foster çiftliğindeki Hava Kuvvetleri görevlileri enkazla kaplı alana giderler ve enkaz parçalarını araçlarına yüklemeye başlarlar. Bu sıralarda, Albay Blanchard büyük bir faaliyet başlatır ve kasabaya giren tüm yollara barikatlar kurulmasını emreder.

13:30: Roswell Hava Üssü’ne morg hizmeti veren Ballard Cenazeevi’nde çalışan Glenn Dennis, Üs’ten bir telefon alır. Telefondaki görevli Dennis’e, dış faktörlere karşı korunmasız kalan cansız bedenlerin nasıl muhafaza edileceğini ve çocuk ölçülerinde havageçirmez tabutlarının olup olmadığını sormaktadır.

13:55: Ordu Hava Kuvvetleri Araştırma ve Geliştirme Departmanı’ndan General Curtis LeMay, Pentagon’da General Hoyt Vandenberg’le “uçan daireler” konulu bir toplantı yapar. Bu sırada, Hava Teknik İstihbarat Kuvvetleri Komutanı General Nathan F. Twining planlarını değiştirerek New Mexico’ya uçar.

15:30: Glenn Dennis, yaralı bir askeri tedavi etmesi için üsse çağırılır. Dennis askere ilk yardım yapar ve onu üssün revirine götürür. Revire giderken kapısı açık bir ambulansın yanından geçen Dennis, ambulansın içinde çeşitli metal parçacıkları olduğunu görür.

O akşam geç saatlerde Foster çiftliğindeki enkazın büyük bir kısmını araçlarına yükleyen Hava Kuvvetleri görevlileri üsse doğru yola çıkarlar. Binbaşı Marcel yolda evine uğrar ve karısı ile oğlu Jesse Marcel Jr.’a enkaz parçalarından bazılarını göstererek onlara bu parçaların bir uçan daire enkazından alındığını olduğunu söyler.

8 Temmuz 1947, Salı

06:00: Albay Blanchard ve Binbaşı Marcel gizli bir toplantı yaparlar; Marcel Albay’a enkaz parçalarını gösterir.

07:30: Albay Blanchard’ın ofisinde personel toplantısı yapılır.

09:00: Albay Blanchard, Brazel’ın bulduğu enkaz hakkındaki dedikoduları engellemek ve halkın ilgisini ölü uzaylılardan başka bir yöne çevirmek için bir basın açıklaması yapmaya karar verir ve basın görevlisi Teğmen Walter Hunt’a şu açıklamayı dikte ettirir:

“Uçan dairelerle ilgili söylentiler dün gerçeğe dönüştü." Roswell Ordu Hava Üssü, 8. Hava Kuvvetleri’ne bağlı 509. Bomba Grubu İstihbarat Departmanı, yerel çiftçilerden birinin ve Chaves kasabası şerifinin işbirliğiyle bir disk ele geçirmiştir. Bu uçan cisim geçen hafta içinde Roswell yakınlarındaki bir çiftliğe inmiştir. Telefonu olmayan çiftçi, diski şerifle irtibat kurana kadar saklamıştır. Olayı öğrenen Şerif hemen 509. Bomba İstihbarat Departmanı’ndan Binbaşı Jesse Marcel’e ulaşmış; ordu hemen harekete geçmiş ve disk çiftçinin evinden alınmıştır. Disk, Roswell Hava Üssü’nde incelenmiş ve daha sonra Binbaşı Marcel tarafından Merkez Karargahına gönderilmiştir.”

11:00: Teğmen Hunt, yerel radyo istasyonlarına, Şerif’in ofisine ve yerel gazeteler Roswell Daily Record ve Morning Dispatch’e giderek açıklamayı teslim eder. Bir akşam gazetesi olan Roswell Daily Record olayı aynı gün ilk sayfadan, “Hava Kuvvetleri Roswell Bölgesi’ndeki Çiftlikte Uçan Daire Yakaladı” başlığıyla verir.

Radyo istasyonları haberi Associated Press’e iletir; haber buradan tüm dünyaya yayılır. Bunu takip eden saatlerde, radyo istasyonları, Şerif’in ofisi ve Roswell Hava Üssü Londra’dan Tokyo’ya kadar tüm dünyadan telefon bombardımanına tutulur.

Haberi teleksle United Press’e gönderen KGFL’den Frank Joyce bir süre sonra Washington’dan bir telefon alır. Telefondaki görevli Joyce’a olayı nereden haber aldığını sormaktadır; Joyce Teğmen Haut’un ismini verir. Kısa bir süre sonra yine resmi bir görevli Morning Dispatch’i arayarak Teğmen Haut’un açıklamasının yanlış olduğunu söyler.

11:00: Glenn Dennis hemşire arkadaşından bir telefon alır. Öğle yemeği için buluşmayı kararlaştırırlar. Burada arkadaşı Dennis’e önceki gün bir otopsiye yardım ettiğini anlatır. Washington’dan gelen iki doktor 3 küçük varlığa otopsi yapmışlardır. Hemşire, varlıkların çok büyük başları, çukur gözleri ve sadece dört parmakları olduğunu söyler ve bir peçeteye bunlardan birinin kabataslak bir resmini çizer. Dennis’e gördüğü varlıkların fiziksel özelliklerini detaylıca anlatan hemşire, bunların insan değil “yabancı bedenler” olduklarını tekrarlar.

12:00: Roswell Hava Üssü’ne Washington’dan gelen bir uçak iner; içinde özel bir uzman ve bir fotoğrafçı ekibi bulunmaktadır.

UFO’nun enkazı Yüzbaşı Oliver Henderson’ın kullandığı bir uçağa yüklenerek Wright Üssü’ne gönderilir. Yükleme sırasında Henderson hala hangarda bulunan üç uzaylı bedeni görür; bedenler buzda saklanmaktadır.

15:00: General Clemence McMullen Forth Worth’ten General DuBose’u arar ve ondan 8. Hava Kuvvetleri Komutanı General Roger Ramey’yle temasa geçmesini ister. Ramey yeni bir hikaye uydurarak uçan daire hikayesini örtbas etmelidir.


Bunun üzerine General Ramey Forth Worth Üssü’nde bir basın toplantısı düzenleyerek Roswell yakınlarında düşen cismin bir uçan daire değil, meteoroloji balonu olduğunu söyler. Binbaşı Marcel’in bulduğu esrarengiz madde meteoroloji balonu parçalarıyla değiştirilir ve Marcel’e bunlarla birlikte basına poz vermesi emredilir.

KGFL Radyo İstasyonu’nda Mac Brazel’le yapılacak bir röportaj, FFC ve New Mexico Kongresi emirleriyle iptal edilir. KGFL’ye bu olayı kapatmak için 24 saatleri olduğu, yoksa bir daha radyo işine giremeyecekleri söylenir.

9 Temmuz 1947, Çarşamba

8:00: Albay Blanchard kaza yerine giderek enkaz temizleme çalışmalarını denetler.

10.00: Washington’dan gelen bir başka uçak Roswell Üssü’ne iner; Başkan Harry Truman’nı temsil eden bir gizli hizmet görevlisini getirmiştir.

12:00: UFO mürettebatının bedenleri nakliyeye hazır hale getirilir.

15:00: Enkaz yüklü üç C-54 uçağı üsten ayrılarak General Twining’in bulunduğu Kirtland Hava Üssü’ne doğru yola çıkar.

16:00: Uzaylı cesetleri biri Washington’a diğeri Forth Worth’e giden iki ayrı uçakla nakliye edilir.

19.30: Associated Press dünya çapında bir duyuru yayımlayarak, uçan daire sanılan cismin aslında bir meteoroloji balonu olduğunu duyurur. TV kanalı ABC News de Roswell’deki enkazın bir meteoroloji balonuna ait olduğunu bildirir.

11 Temmuz 1947, Cuma

Kurtarma operasyonlarında görev alan tüm askerlerin katıldığı bir brifing düzenlenir. Askerler küçük gruplar halinde görüşmeye alınırlar. Askerlere bu olayın ulusal güvenliği ilgilendiren bir konu olduğu ve çok gizli tutulması gerektiği söylenir ve kimseyle bu konu hakkında konuşmamaları emredilir.

Böylece 1947 yılından günümüze kadar ulaşan ve daha onlarca yıl tartışılabilecek olan Roswell Gizemi başlamış olur.
1) Bran Şatosu
   Filmlere konu olan ve efsanevi Kont Dracula’nın yaşadığı yer olarak bilinir. 14. yy’da inşaa edilmiştir ve gizemi hala çözülememiştir.Esrarengiz mimarisi ve özellikle içerisinde yer alan el izleri henüz bir kayda tabi tutulamamıştır. Ortada birçok kanıtın ve delilin olduğu söyleniyor ancak az önce de belirttiğim gibi kesin bir bilgiye ulaşmak söz konusu değil. Kont Dracula’nın esirlerini mahzenlere topladığı ve burada işkence ettiği söylenir ve gece yarıları bu şatodan gizemli seslerin yükseldiği de efsaneler arasında.

2) Alcatraz Hapisanesi
   Dünyanın en büyük hapishanesi ve aşılmaz duvarlar olarak nam salmıştır. Ünlü mafya babaları ve seri katilleri konuk eden Alcatraz,disiplini ve mahkumlara yapılan işkencelerle adından uzun süre söz ettirmeyi başarmıştır.Alcatraz hakkındaki en büyük hikaye gece yarıları koğuş kapılarının sessizce kapanması ve yükselen çığıklardır.Bunu ortaya atan Alcatraz’ın bekçiliğini yapmış bir isimdir. Çoğu araştırmacı bu kişinin pskolojisinin bozulduğunu ve söylediklerinin doğru olduğunu ortaya koymuştur.

3) Pfister Oteli
   1893 yılında inşaa edilen bu otel adından intiharlar ve odalarında bulunan kan izleriyle adından söz ettirmiştir. Dönemin ABD başkanı;William McKinley ve ondan sonraki tüm başkanları ağırlayan bu otel adına ilginç senaryolar yazılmıştır. En bilinen bir tanesi otelin kurucusu Charles Pfister’in otele gece yarısı kayıt yaptırdığıdır şu ana kadar garip olan bir şey yok ancak kayıt yaptıran otelin kurucusu hayatta değildir. Müşterilerin oteli terk etme ve tercih etmeme sebebi ise; kapıların gıcırtısı ve çığlık sesleridir.

4) Edinburgh Kalesi
   İskoçya’nın bir dönem savunma ve saldırı amaçlı inşaa edilen büyük kalelerinden bir tanesi… Bu kale görselliği ve harika mimarisi ile her yıl çok fazla turist çekmekte ve hikayeleriyle birçok insanı konuk etmektedir. Doğruluğu bilinmez ancak bu kalede savaş zamanları ortaya çıkan hayalet davulcunun ve onun çocuklarının efsanesi dilden dile dolaşmaktadır. Gece yarıları nöbet için bekleyen bekçilerin ardı arkası kesilmeyen istifaları da ilginç olan bir diğer nokta.

5) Beyaz Saray
   Amerika’nın en ünlü yapısı da bu efsaneler arasında. Saray’ın resmi sitesinde ilginçtir hayalet hikayelerinin bazıları mevcut ve çok fazla ilgi toplamaktadır. 2. Başkan John Adams’ın karısı Doğu odasında çamaşır yıkamaya devam ederken, 4. Başkan’ın eşi Dolley Madison’ın ise sürekli gül bahçelerini izlediği söylenir. Çoğu araştırmacı bu hikayelerin Beyaz Saray’ı gündemde tutmak ve ilgi çekmek amaçlı anlatıldığını söylemektedir.

6) Coronado Oteli
   Harika bir mimariye ve coğrafiye sahip bir otel ve her yıl birçok turist ve tatilseveri konuk ediyor. 1982 yılında bir kadın kaydını yaptırıyor ve kocasını beklemek üzere otelde yerini alıyor. Kocasını uzun süre bekleyen kadın bir gün merdivenlerde ölü bulunuyor ve kocası hala ortada yok.O günden sonra otel çalışanları ve müşteriler siyah giyimli ve soluk benizli bir kadının o merdivenlerden sürekli yukarı çıktığını gördüklerini anlatıyor.

Daha Fazlası için ücretsiz YouTube kanalımıza abone olabilirsiniz.
H.A.A.R.P
Bu harfler, ABD’nin en gizli askeri projelerinden biri olan “High Frequency Active Auroral Research Program” isminin baş harfleri...
Bugüne kadarki uzaklık rekorlarını yerle bir eden bir bulgu geçtiğimiz yıl içinde gerçekleştirildi ve gökbilimciler tarafından Dünya’dan 13.4 milyar ışık yılı uzaklıkta bulunan bir galaksi keşfedildi.